Çevirmenin Mali Yükümlülükleri

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının ve vatandaşların kuracağı tüzel kişiliklerin yani şirketlerin mali yükümlülükleri kanunlar ile sınırlandırılmıştır. Bu yükümlülükler yerine getirilirken, kişiler açısından bakıldığında işçi işveren ilişkileri ile ilgili mevzuat, çalışma hayatı ile ilgili mevzuat, ticaret ile ilgili mevzuat ve gelir vergisi kanunu esas alınmalıdır. İşletmeler açısından bakıldığında ise çalışma hayatı ile ilgili tüm mevzuatlara ek olarak Türk ticaret kanununun işletmelere getirdiği yaptırımlara dikkat edilmelidir. Bunlar sırasıyla sermaye yapısının düzenlenmesi, finansal raporlama standartları, mali denetim, şirket pay sahipleri ilişkileridir.

Kişisel mali yükümlülüklerin en önemlisi vergi mükellefiyetidir.

Çevirmen sektörde serbest çevirmen olarak veya kadrolu çalışan olarak çalışabilir.

Kadrolu çalışanların vergi mükellefiyetleri çalıştıkları kurum tarafından yerine getirilir ve kişisel kazançlar stopaj vergisi (başkası adına yatırılan vergi) adı altında kurum tarafında düzenli olarak beyan edilir ve maliyeye yatırılır.

Çevirmen serbest çevirmen olarak çalıştığı takdirde arızi gelir elde edebilir, şahsi vergi mükellefi olur yani bir şahıs firması kurar veya bir şirket yani tüzel kişi kurar ve kurumsal mükellef haline gelir.

Serbest çalışanların mali yükümlülükleri Gelir Vergisi Kanunu’nda belirlenmiştir. Bu kanunun 65. maddesinde “her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır” yazar. Buradan hareketle, bir serbest çevirmenin elde edebileceği 3 çeşit gelir vardır.

Telif geliri, Gelir Vergisi Kanunu’nun 18.maddesinde belirtildiği gibi, telif geliri gelir vergisinden muaftır.

Ancak elde edilen gelirin, telif olarak kabul edilebilmesi için yapılan işin eser kabul edilmesi gerekmektedir. Bir ürünün el kitabının çevirisi eser kabul edilmemekte, buna karşılık bir kitap çevirisi eser olarak kabul görmektedir.

Arızi gelir, arızi olarak yapılan serbest meslek faaliyetleri dolayısıyla tahsil edilen hasılattır.

Arızi gelir, bu geliri elde eden kişinin yılda sadece tek bir kez yaptığı ve asıl işi olmayan bir işten elde ettiği kazanç olarak kabul edilir.

Arızi gelir sadece gider pusulası ile belgelenebilir. Gider pusulasında yer alabilecek işin toplam miktarı 2015 yılı için 23.000TL’yi geçemez. Ancak burada dikkat edilmesi gereken çok önemli bir nokta vardır. Bir işletme aynı çevirmene aynı mali yıl içinde birden fazla gider pusulası kestiği takdirde maliye tarafından usulsüzlük cezası ile cezalandırılırken, bir çevirmen aynı mali yıl içinde bir veya birden fazla müşteriye 1 taneden fazla gider pusulası imzalarsa mali suç işlemiş yani vergi kaçırmış olur. Gider pusulası ile birden fazla yapılan benzeri iş, işin arızi değil düzenli yapıldığı anlamına gelir. Ayrıca maliyenin dikkat ettiği bir diğer önemli husus da gider pusulasında yer alan meblağın ilgili dönemdeki belirli bir işe ait olması gerektiğidir.

Bu gelire ait stopaj vergisi ve KDV parayı ödeyen tarafın yükümlülüğündedir.

Bu şekilde çalışmanın avantajları: muhasebeci ve mali sorumluluk gerektirmez, vergileri para ödeyen taraf yapar. Dezavantajları: yılda sadece tek bir kez kullanılabilmesi ve üst sınırı olmasıdır

Düzenli gelir

  1. Şahsi mükellefiyet, şahıs firması

Şahsi mükellefiyette serbest meslek kazancı bir hesap dönemi içinde serbest meslek faaliyeti karşılığı olarak tahsil edilen para ve ayınlar ve diğer suretlerle sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerden bu faaliyet dolayısıyla yapılan giderler indirildikten sonra kalan farktır.

Adres gösterme zorunluluğu ve muhasebeci zorunluluğu vardır.  Fatura veya serbest meslek makbuzu tercihi, kuruluş sırasında beyan edilir. Fatura kesilirse, fatura miktarı ve KDV muhataptan tahsil edilir ve tüm vergi yükümlülüğü fatura kesen tarafa aittir. Serbest meslek makbuzu kesilmesi halinde, makbuz miktarından stopaj düşülerek tahsilat yapılır, stopaj yatırma sorumluluğu fatura muhatabında, KDV ise faturayı kesenin sorumluluğundadır.

Bu şekilde çalışmanın avantajları: kişi tam mükellef statüsündedir,  tüm yasal yükümlülükler karşılanmaktadır, bazı giderler gelirden düşülerek vergi matrahı oluşturulur. Dezavantajları: firma kuruluşu ve muhasebeci gerektirmesi ve düzenli vergi beyannameleri verilme gerekliliğidir.

  1. Kurumsal mükellefiyet, LTD veya Anonim şirket

Şirketler mevzuatına uyma zorunluluğu vardır. Kurumlar vergisinin yanı sıra, elde edilen gelirin kâr payı olarak alınması halinde şahsi gelir vergisi söz konusudur.

Bu şekilde çalışmanın avantajları: kurum tam mükellef statüsündedir,  tüm yasal yükümlülükler karşılanmaktadır, şirkete ait giderler gelirden düşülebilir. Dezavantajları: firma kuruluşu ve muhasebeci gerektirmesi ve düzenli vergi beyannameleri verilme gerekliliğidir.

Yurt dışına yapılan hizmetler ve yurt dışından alınan hizmetlerde ise dikkat edilmesi gereken 2 husus vardır; hizmetten hangi ülkede yararlanıldığı ve tarafların vergi mükellefiyetleri.

Hizmetin yararlanıldığı yer, Katma Değer Vergisi açısından önemlidir. Örneğin, Türkiye’de bir çevirmen yabancı bir şirkete ait bir ürün el kitabının çevirisini yurt dışındaki bir şirkete yapıyorsa, faturasını KDV’siz kesebilir yani bu hizmeti satın alan taraf Türk çevirmene KDV ödemeyebilir. Çünkü hizmetten nerede yararlanılacağı belli olmadığı gibi, ürün Türkiye’ye ithal edilse bile ürünün mal bedeli içinde söz konusu el kitabı bedeli bulunduğundan, KDV ülkeye giriş sırasında tahsil edilecektir. Buna karşılık aynı çevirmen yabancı bir firmanın Türkiye’de katılacağı bir ihale belgesinin çevirisini yapıp yurt dışına fatura keserse, bu işten sadece Türkiye’de yararlanılacağı için faturasına KDV eklemekle yükümlüdür.

Yurt dışından alınan ve satılan hizmetlerde tarafların bulunduğu devletlerarasında çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması varsa, faturanın muhatabı yani işi satın alan taraf fatura bedelini işi yapana öder ve işi yapan da kazancının vergisini kendi ülkesinde öder. Ancak fatura muhatabı, fatura kesen taraftan bir mukimlik belgesi yani mali mükellef olduğuna dair bir belge talep edebilir. Aksi halde fatura sahibinin mali mükellefiyetinin olmadığını varsayarak onun adına kendi ülkesinde yatıracağı stopaj vergisini faturadan düşebilir. Bunun nedeni kazancın mutlaka vergilendirilmesi gerekliliğidir. Vergi dairesinden alınacak bir mukimlik belgesi, kişinin vergi mükellefi olduğunu yani kazancını vergilendirdiğini gösterir. Bu durumda bile söz konusu çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması şartlarına bağlı olarak fatura bedelleri eksik tahsil edilebilir.

Türkiye’de yurt dışından hizmet alımlarında ise, hizmet satın alınan yerden mukimlik belgesi talep edilmemesi halinde,  ilgili hizmet bedeli için stopaj vergisi ve KDV ödenmelidir. Örneğin Internet’ten satın alınan bir yazılımı serbest meslek gideri veya işletme gideri olarak kaydetmek isterseniz ya satın aldığınız taraftan mukimlik belgesi isteyip kayıtlarınızda bulundurmalısınız. Eğer bu belgeyi alamıyorsanız stopaj vergisi ve satın aldığınız yazılımı Türkiye’de kullanacağınız için KDV ödemekle yükümlüsünüz.

Konu ile ilgili tüm detayları muhasebecinize veya mali müşavirinize danışarak öğrenebilirsiniz.

Ahmet Çallı

Yazar

Türkiye’nin ilk yazılım yerelleştirme şirketi olan ES Dil Hizmetleri ve Danışmanlık A.Ş.’nin yönetim kurulu başkanıdır. Çeviri İşletmeleri Derneği kurucu üyesi ve 2013.2015 dönemi başkanıdır.

© ÇeviriBlog adına Senem Kobya. Telif hakkı sahibinin izini olmadan çoğaltılamaz ve basılamaz.

Pin It on Pinterest

Share This